Battani Kimdir? Battani'nin Kısaca Hayatı


Teknonce > Astronomi > Battani Kimdir? Battani'nin Kısaca Hayatı
Battani Kimdir? Battani'nin Kısaca Hayatı

Arap astronom, astrolog ve matematikçi olan Battani kimdir? Battani'nin bilime ve matematiğe katkıları nelerdir? İşte Battani'nin eserleri, çalışmaları ve kısaca hayatı...

Battani Kimdir? Battani'nin Bilime ve Matematiğe Katkıları nelerdir? Battani'nin Çalışmaları ve Kısaca Hayatı

Tam ismi Ebu Abdullah Muhammed bin Cabir bin Sinan er-Rekki es-Sabi el-Battani olan ve Latince Albategnius, Albategni ya da Albatenius olarak bilinen Battani, 858 yılında şu anda Şanlıurfa'nın ilçesi olan Harran'da dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve gençlik yıllarını babasının yanında geçiren Battani, ilk eğitimini ünlü bir bilim insanı olan babası Cabir bin San'an el-Battani'den almıştır. Daha sonra eğitimini tamamlamak için Fırat nehri kenarında bulunan Rakka kentine gitmiştir. 40 yaşına kadar Rakka'da yaşayan Battani, orada bir gözlemevi kurmuştur. Battani 887-918 yılları arasında kurmuş olduğu gözlemevinde çok önemli gözlemler yapmıştır.



Battani'nin astronomi alanındaki en bilinen başarılarından biri Güneş Yılını 365 gün, 5 saat, 45 dakika, 24 saniye olarak hesaplamış olmasıdır. Bilindiği üzere bir Güneş Yılı 365 gün, 6 saattir. Battani, yaklaşık 15 dakika sapmalı hesaplayarak yaşadığı dönemin en önemli astronomu olmayı başarmıştır. Ayrıca Battani astronomide, ekinoksların devinme hareketlerinin değerlerini ve ekiliptik eğimi çok yakın bir oran bularak hesaplamıştır. Battani gelişmiş ay ve güneş tabloları kullanarak yaptığı gözlemlerde Güneş'in dışmerkez kuvvetinin değiştiğini, modern astronomide Dünya'nın Güneş etrafındaki bir eliptik yörünge üzerindeki hareketinin eşitliğini keşfetmiştir.

Matematik alanında da önemli çalışmalara imza atan Battani, "sinx =a cosx" eşitliğini bulan kişidir. "sinx =a cosx" eşitliğinin formulü aşağıdaki gibidir.

sin a = a / √1+a2

Ayrıca Battani, günümüzde hala kullanılan bazı trigonometrik formüller üretmiştir. 

tan a= sin a / cos a

sec a = √1+tan2a

Bunların dışında sekant ve kosekantın isteş fonksiyonlarını keşfetmiş ve gölgelerin tablosu olarak adlandırdığı ilk matematiksel tabloyu hazırlamıştır. Bu tablo, 1'den 90'a kadar her bir dereceyi içerecek şekilde hazırlamıştır.

Battani'nin Zij adı verilen çalışması Johannes Kepler (Hayatıyla ilgili detaylı bilgi için tıklayın.) ve Tycho Brahe gibi Avrupalı astronomlar üzerinde büyük bir etki yaratmıştır. Nicolaus Copernicus (Hayatıyla ilgili detaylı bilgi için tıklayın.) , birçok eserinde Battani'nin yazdıklarını tekrar etmiştir.

Modern dünya, Battani'ye bilim dünyasına katkılarından dolayı, Ay'da bulunan bir bölgeye Albategnius ismini vermiştir. 

Astronomi ve matematik alanında önemli çalışmalar yapmış olan Battani, 929 yılında Samarra, Irak'ta ölmüştür.

Battani'nin Eserleri

Kitabü Marifet-il Metali-il Büruc fi ma beyne erbe-il felek: Battani bu eserinde Ay'ın tutulması, Ay ve yıldızların doğuş yerleri gibi konuları ele almıştır.

Risaletünfi tahkik-i akdar-il ittisalat: Bu eserde yıldızların enlemlerinden faydalanılarak ışıklarını göndermeleri küresel trigonometri aracılığıyla anlatılmaktadır.

Serh-ul Makâlât-il erbai li-Batlamyus: Batlamyus´un (Hayatıyla ilgili detaylı bilgi için tıklayın.) “Dört Kitap” adlı eserinin açıklaması.

Ez-Zîyc: Astronomiyi konu alan bu eser, Battani´nin en önemli ve günümüze kadar gelebilen tek kitabıdır. Battani, yaptığı gözlemlerin sonuçlarınıda bu kitabında ele almıştır. Bu eser sadece İslam dünyasında değil Orta çağ batı dünyasında da önemli bir yere sahiptir.

Battani, Orta Çağ batı dünyasında eserleri Latince'ye çevrilen ilk Müslüman bilim insanıdır.

Etiketler: battani kimdir, battani kısaca hayatı, battani bilime katkıları, battani matematiğe katkıları, battani çalışmaları, battani eserleri

Haberi Paylaşın


Önerilen Haberler


YORUMLAR(1)

  1. Mahiye Morgül
    07.02.2021 22:39

    Battani için Arap Müslüman gibi ikincil sıfatlar bence geçersizdir, SABİ dediği anda onun Sasani Türkmen devletinin devamı olan BİLİM YAPMAK İBADETTİR diyen ŞAMANİ yani Gök Bilim yapmayı temel alan Ay-Gün inanışlı, Pers kültürüne daha yakın görünüyor.Sasani uygarlığının içinden doğmuştur İslam, biz zaten İslamız diyen son Sasani kralı Yezdigirt'in kızını oğlu Hüseyin'e gelin almıştır Hz.Ali. Ki Ali demek bilime saygı demektir. Hz.Hüseyin'in eşi Şehriban Hatun İsparta'da camisi vardır, çünkü aile dostu olmaktan öte bir isim Selmani Farisi İspartalıdır. Sasani Türkmen kraliçesi Leyla Zeynep sultan Urfalıdır ve Palmira'ya gelin gitti diye Arap zannedilir, Filistin'in de kraliçesiydi, Bilimin hamisiydi, Roma'dan borç almayı yasakladı kendi parasını batı diye onun başına gelmedik kalmadı, 14 Şubat'ta 274'de Roma'da (gerçekte Tivoli'de) esir tutulduğu demir kafeste öldürüldü, Anadolumuz hala ona ağıt türküler yakar, Sitti Zeynep yasevlerinde ona ağlarız ona. Leyla türkülerinde Emrah dan Mahzuni'ye kadar ona yakılmış türkülerle büyüdük. Çocuğu koruma küldürüdür Sabiilik. Çünkü Romalı tefeci korsanlar borçlu babadan rehin olarak çocuğunu alıp esir/köle götürüyordu, bunu önlemenin ata kuralı Kuruş ile başlar. Borç/faiz haramdır olarak İslamiyete bizden, Türklerden geçmiştir. Battani döneminde BAağdat'ta olduğu gibi Bilim dili Arapça olduğu için çalışmalarını Arapça yazmıştır. Bugün de doktora tezleri İngilizcedir, yazılanın diğer dillere ulaşması için tarihte de belli devlet dilleriyle bilimsel yazılar yazılır. Leyla Zeynep sultanımız da beş dil biliyordu, ama esir götürüldüğü Roma'da demir kafeste hiç bir aristokratla konuşmadı, sadece ona bekçilik eden bekçi askerle konuştu, onu da değiştirip sevgilisi yaptılar. Oysa kafesinde üstüste kitap yığını ile resmedilmiştir. SASAN olmak Kafkas kökenli ÇAÇAN/Çeçen olmak gibi de düşünülmelidir. Kafkasların AY Tanrısı MEZ/MED adını Urfa'da da görüyoruz değil mi? Ve Kafkasların yani Başoğuz yeri demek olan SİRKASYA'nın antik sembolü SAMANYOLU, Çarkıfelek, Kutsal Döngü GALAKSİ'dir.SASANİ Türkmeneli devleti Perslerin batı eyaletiydi, Suriye Şam Filistin dahildir buna. 240 yılında Urfa'da Roma kralı Valerian'ı yenen Sasani kralı ŞAPPUR (Muzaffer) bizde öğretilmiyor. 240 yılında Urfa'da bir aristokrat ailede doğan Leyla Sultan Bilim şehri Palmira'ya Doğan Beye gelin gittiğinde Ankara AVGUSTA (Oğuzata) bilimevini de ziyaret ederek donatmış, korumuştu, ENGÜR BADESİNİ İÇMİŞTİR. (Türkülerinde geçer) Leyla Zeynep Sultan aile köklerinin Mitridatikos hanedanına dayandığını söylermiş. Yani, Milet kralı (Rizeli) Başoğuzlu Eubatore Mitridate VI'nın soyundandı. Sasani olduğumuzu, Mitrkültünden geldiğimizi yazmak sansürlüdür, tezinize onay alamazsınız.Şimdi yeniden tarihten silinme kararı batıdan geliyor, MİLAT/resetleme geliyor. Dilerim benim gibi gözüne uyku girmeyen birileri çıkar.Mahiye Morgül

Yorum Yap